Ankara Nöroloji: Nöroloji Hangi Hastalıklara Bakar?

M MaviGündem 19.09.2026 10 dakika okuma

Nöroloji; beyin, beyincik, beyin sapı, omurilik, çevresel sinirler ve kaslardan oluşan sinir sisteminin hastalıklarını ameliyatsız yöntemlerle değerlendiren ve tedavi eden dahili bir tıp dalıdır. Baş ağrısı, inme (felç), epilepsi, unutkanlık ve bunama, Parkinson hastalığı, multipl skleroz, sinir sıkışmaları, kas hastalıkları, baş dönmesi ve uyku bozuklukları bu bölümün başlıca çalışma alanlarıdır.

Bu geniş kapsamın nedeni, sinir sisteminin vücuttaki hemen her işlevle bağlantılı olmasıdır. Hareket etmek, konuşmak, görmek, hatırlamak, dengede durmak, ağrıyı hissetmek ve uyumak sinir sisteminin denetimindedir. Dolayısıyla bu işlevlerden birinde ortaya çıkan bozulma, nörolojik değerlendirme kapsamına girer. Nöroloji ile beyin cerrahisi arasındaki temel ayrım da buradadır: nöroloji tanıyı koyar ve ilaç, izlem, rehabilitasyon gibi cerrahi dışı yollarla tedaviyi yürütür; cerrahi girişim gerektiren durumlarda ise beyin ve sinir cerrahisi devreye girer.

Sinir Sistemi Nasıl Bölümlere Ayrılır?

Sinir sistemi iki ana bölümde incelenir. Merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşur; bilgiyi işleyen, kararı veren ve komutu üreten bölümdür. Çevresel (periferik) sinir sistemi ise omurilikten çıkarak kaslara ve deriye ulaşan sinirleri kapsar; komutu taşıyan ve duyuyu geri getiren kablo ağı gibi çalışır.

Bu ayrım tanı açısından yol göstericidir. Bir kolda ortaya çıkan güçsüzlüğün beyindeki bir odaktan mı, omurilikteki bir baskıdan mı yoksa bilekteki bir sinir sıkışmasından mı kaynaklandığı, muayene bulgularının hangi düzeye işaret ettiğine bakılarak ayırt edilir. Nörolojik değerlendirmenin ilk sorusu genellikle "sorun nerede?" sorusudur; "sorun nedir?" sorusu ikinci sırada gelir.

Baş Ağrıları

Baş ağrısı, nöroloji polikliniklerine en sık başvuru nedenidir. Ağrılar birincil ve ikincil olmak üzere ikiye ayrılır. Birincil baş ağrılarında altta yatan başka bir hastalık yoktur; ağrının kendisi hastalıktır. Migren, gerilim tipi baş ağrısı ve küme baş ağrısı bu gruptadır.

Migren genellikle başın tek yarısında, zonklayıcı nitelikte, ışık ve sesten rahatsızlık ile bulantının eşlik ettiği ataklarla seyreder. Gerilim tipi baş ağrısı ise başı bir bant gibi saran, künt ve iki taraflı bir baskı hissi verir. İkincil baş ağrıları ise altta yatan bir nedene bağlıdır: enfeksiyon, kanama, kitle, damar hastalığı ya da ilaç kullanımı gibi. Aniden başlayan ve saniyeler içinde en şiddetli düzeyine ulaşan ağrı, ateşle birlikte olan ağrı, giderek şiddetlenen ağrı ve nörolojik bulguların eşlik ettiği ağrı ayrıntılı incelenmesi gereken uyarıcı bulgular arasındadır.

Beyin Damar Hastalıkları ve İnme

İnme, beyin dokusunun kanlanmasındaki ani bozulma sonucu ortaya çıkan işlev kaybıdır. İki temel biçimi vardır: damarın tıkanmasıyla gelişen iskemik inme ve damarın yırtılmasıyla gelişen kanamalı inme. Vakaların büyük bölümü iskemik tiptedir.

Yüzün bir yarısında kayma, bir kolda ani güçsüzlük, konuşmada bozulma ya da söyleneni anlayamama tipik belirtilerdir. Bu bulgular ortaya çıktığında beklemeden 112 aranmalıdır; çünkü tıkanan damarın açılmasına yönelik tedavilerin uygulanabilmesi belirli bir zaman aralığına bağlıdır. Ankara Nöroloji değerlendirmelerinde inme şüphesi taşıyan hastalar öncelikli olarak ele alınır ve görüntüleme vakit kaybedilmeden yapılır.

Epilepsi ve Nöbetler

Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin düzensiz ve aşırı elektriksel boşalımı sonucu tekrarlayan nöbetlerle seyreden bir hastalıktır. Nöbet denince akla genellikle tüm vücudun kasılıp gevşediği ve bilinç kaybının eşlik ettiği tablo gelir; oysa nöbetlerin önemli bir bölümü çok daha silik seyreder.

Birkaç saniye süren dalma, elde ya da yüzde tekrarlayan seğirme, tanıdık bir kokuyu nedensiz duyma, aniden gelen mide yükselmesi hissi de nöbet biçimleri arasındadır. Tanıda hastanın kendi anlattıkları kadar, nöbeti gören kişinin gözlemleri de değerlidir. Nöbetin nasıl başladığı, ne kadar sürdüğü ve sonrasında kişinin ne durumda olduğu tanıyı yönlendiren bilgilerdir.

Bunama ve Bellek Sorunları

Unutkanlık şikayeti her yaş grubunda görülebilir; ancak her unutkanlık bunama anlamına gelmez. Yoğun stres, uykusuzluk, depresyon, tiroid bezinin yavaş çalışması ve B12 vitamini eksikliği bellek yakınmalarının geri döndürülebilir nedenleri arasındadır.

Alzheimer hastalığı, bunamanın en sık nedenidir. Yakın geçmişe ait bilgilerin kaybı ile başlar; kişi yıllar öncesini ayrıntılı anlatırken sabah ne yediğini hatırlayamayabilir. Damar tıkanıklıklarına bağlı gelişen bunama ise basamaklı bir seyir gösterir. Ayırıcı tanıda nörolojik muayene, bellek testleri, kan tetkikleri ve beyin görüntülemesi birlikte kullanılır.

Hareket Bozuklukları

Bu başlık, hareketin azaldığı ya da fazlalaştığı tabloları kapsar. Parkinson hastalığı grubun en bilinen üyesidir. İstirahat halinde ortaya çıkan titreme, hareketlerin yavaşlaması, kaslarda sertlik ve denge sorunları temel bulgularıdır. Belirtiler çoğu zaman vücudun bir yanında başlar.

Esansiyel tremor ise hareket sırasında belirginleşen bir titremedir; bardağı tutarken ya da yazı yazarken fark edilir. Bu iki tablonun ayırt edilmesi tedavi yönünü tümüyle değiştirdiğinden önem taşır. Distoni, tik bozuklukları ve huzursuz bacak sendromu da bu grupta değerlendirilen başlıklardır.

Multipl Skleroz ve Bağışıklık Kökenli Hastalıklar

Multipl skleroz (MS), bağışıklık sisteminin sinir liflerini saran kılıfa zarar vermesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Genellikle genç erişkinlik döneminde başlar. Bir gözde bulanık görme ve göz hareketiyle artan ağrı, vücudun bir bölgesinde uyuşma, dengesizlik ve halsizlik sık görülen ilk belirtilerdir.

Hastalığın en sık görülen biçiminde belirtiler ataklar halinde gelir ve kısmen ya da tümüyle geriler. Tanı; hastanın öyküsü, nörolojik muayene, beyin ve omurilik manyetik rezonans görüntülemesi ile gerekli görüldüğünde beyin omurilik sıvısı incelemesi birlikte değerlendirilerek konur. Nöroloji Ankara kapsamındaki izlemlerde hastalığın seyri düzenli aralıklarla yapılan kontroller ve görüntülemelerle takip edilir.

Sinir ve Kas Hastalıkları

Çevresel sinirleri ilgilendiren en sık tablo, karpal tünel sendromu olarak bilinen bilekteki sinir sıkışmasıdır. Elin baş, işaret ve orta parmaklarında uyuşma, geceleri artan ve eli silkelemekle geçen karıncalanma tipik bulgularıdır. Boyun ve bel fıtıklarında sinir kökünün baskı altında kalması da kola ya da bacağa yayılan ağrı ve güç kaybı yaratabilir.

Şeker hastalığına bağlı sinir tutulumu, ayaklardan başlayarak yukarı doğru ilerleyen uyuşma ve yanma ile seyreder. Kas hastalıklarında ise duyu genellikle korunur, ana yakınma güçsüzlüktür; merdiven çıkmakta, oturduğu yerden kalkmakta veya kolları yukarı kaldırmakta zorlanma gözlenir. Bu tabloların ayırt edilmesinde elektromiyografi (EMG) kullanılır.

Baş Dönmesi ve Denge Sorunları

Baş dönmesi tek bir hastalık değil, birçok nedenin ortak belirtisidir. Etrafın döndüğü hissi genellikle iç kulak kökenli bir sorunu düşündürür. Bunun en sık nedeni, iç kulaktaki minik kristallerin yer değiştirmesiyle ortaya çıkan ve baş hareketiyle saniyeler süren şiddetli dönme yaratan tablodur.

Buna karşılık göz kararması, bayılacak gibi olma ya da yürürken sağa sola kayma hissi farklı nedenlere işaret eder. Baş dönmesine çift görme, konuşma bozukluğu, yutma güçlüğü, kolda güçsüzlük ya da şiddetli baş ağrısı eşlik ediyorsa merkezi sinir sistemi kaynaklı olma ihtimali nedeniyle acil değerlendirme gerekir.

Uyku Bozuklukları

Uyku, sinir sisteminin etkin biçimde çalıştığı bir dönemdir ve bozuklukları nöroloji kapsamında değerlendirilir. Uykuya dalamama ya da sürdürememe biçiminde görülen uykusuzluk en sık yakınmadır. Uykuda solunum durmaları ile seyreden uyku apnesi ise gündüz aşırı uykululuk, sabah baş ağrısı ve yüksek sesli horlama ile kendini gösterir.

Huzursuz bacak sendromunda kişi akşam saatlerinde bacaklarında tarif etmekte zorlandığı bir rahatsızlık hisseder ve hareket ettirince rahatlar. Uyku sırasında bağırma, konuşma ya da yataktan kalkma gibi davranışlar da ayrı bir grup oluşturur ve bazı durumlarda ileri yaşta ortaya çıkan nörolojik hastalıkların erken habercisi olabilir.

Nöroloji Hangi Yöntemlerle Tanı Koyar?

Nörolojik değerlendirmenin temeli ayrıntılı öykü ve muayenedir. Bilinç durumu, kafa çiftleri, kas gücü, duyu, refleksler, denge ve yürüyüş sistematik biçimde incelenir. Muayene bulguları, sorunun sinir sisteminin hangi düzeyinde olduğunu büyük ölçüde ortaya koyar.

Görüntüleme yöntemlerinden manyetik rezonans (MR) beyin ve omurilik dokusunu ayrıntılı gösterir. Bilgisayarlı tomografi ise özellikle acil durumlarda kanamayı hızla ortaya koyduğu için tercih edilir. Elektroensefalografi (EEG) beynin elektriksel etkinliğini kaydeder ve epilepsi değerlendirmesinde kullanılır. EMG sinir ve kas işlevini ölçer. Ankara Nöroloji Doktorları tarafından yürütülen değerlendirmelerde bu tetkikler gelişigüzel değil, muayenede oluşan ön tanıyı sınamak amacıyla seçilir.

Ne Zaman Nöroloji Uzmanına Başvurulmalı?

Tekrarlayan ya da niteliği değişen baş ağrısı, bayılma, nöbet benzeri olaylar, el ve ayaklarda kalıcı uyuşma, yürüyüş bozukluğu, denge kaybı, ilerleyici unutkanlık, çift görme, konuşma bozukluğu ve titreme başvuru gerektiren yakınmalar arasındadır.

Bazı bulgular ise beklemeye uygun değildir. Yüzde kayma, ani konuşma bozukluğu, tek taraflı güç kaybı, ilk kez ortaya çıkan nöbet, bilinç bulanıklığı ve saniyeler içinde en şiddetli düzeyine ulaşan baş ağrısı acil servise başvurmayı gerektirir. Ankara Nörolog değerlendirmesine giderken kullanılan ilaçların listesi, önceki tetkik sonuçları ve yakınmanın seyrine ilişkin notlar götürülmesi görüşmeyi verimli kılar.

Nörolojinin Diğer Bölümlerle İlişkisi

Sinir sistemi hastalıkları çoğu zaman yalnız seyretmez. Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği ve ritim bozuklukları inme riskini doğrudan etkilediğinden nöroloji, kardiyoloji ve iç hastalıkları ile birlikte çalışır.

Boyun ve bel fıtıklarında cerrahi gereksinimi doğduğunda beyin cerrahisi ile ortak karar verilir. İnme sonrası dönemde fizik tedavi ve rehabilitasyon, konuşma bozukluklarında dil ve konuşma terapisi süreci tamamlar. Bellek sorunlarında psikiyatri değerlendirmesi, uyku bozukluklarında göğüs hastalıkları ile iş birliği kurulabilir.

Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Şikayetlerinizin değerlendirilmesi için bir nöroloji uzmanına başvurmanız önerilir.